
Aile Hukuku - Av. Safiye Nur UZ
Edinilmiş Mallara
Katılma Rejiminde Mal Grupları
4721 sayılı Türk Medeni
Kanunu uyarınca yasal mal rejimi “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi”dir. Edinilmiş
Mallara Katılma Rejimi uyarınca eşlerin “Kişisel Mal” ve “Edinilmiş Mal” olmak
üzere iki grup malvarlıkları bulunmaktadır.
1.
Kişisel Mallar
Türk Medeni Kanunu’nda
kişisel mallar şu şekilde sayılmıştır:
1.1.
Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya
1.2.
Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan
miras ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği
malvarlığı değerleri
Yargıtay 8. Hukuk
Dairesi’nin 2014/16757 E. 2015/4903 K. sayılı kararında bağış yoluyla iktisap
edilen taşınmaz payının kişisel mal niteliğinde olduğu belirtilmiştir:
“Diğer
yandan davalının babası ... adına kayıtlı bulunan 2/3 payın taraflar arasında
edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde tapuda satış
gösterilmek suretiyle davalı ...adına tescil edilmiş ise de dosya kapsamı,
tanık beyanları, toplanan deliller, özellikle hayatın olağan akışı karşısında baba tarafından oğluna yapılan bu devrin
aslında gizli bağış niteliğinde bulunduğunun, TMK'nun 220. maddesine göre bu
payın davalının kişisel malı olduğunun kabul edilmesi gerekir. Davalının
kardeşleri tarafından açılan dava sonunda 2/3 payın mahkeme kararı ile tekrar
davalının babası adına tescil edilmesi de bu durumu desteklemektedir. Davalının
kişisel malı niteliğindeki bu 2/3 pay üzerinde davacının mal rejiminin
tasfiyesinden kaynaklanan alacak ../.hakkı bulunmamaktadır.” Yargıtay 8.
Hukuk Dairesi 2014/16757 E. , 2015/4903 K.
1.3.
Manevî tazminat alacakları
1.4.
Kişisel mallar yerine geçen değerler
Yargıtay 8. Hukuk
Dairesi’nin 2010/3917 E. 2011/44 K. sayılı kararında davalının kişisel malı
niteliğinde olan arsa üzerine inşa edilen dairenin kişisel mal yerine geçen
değer olduğu ve bu nedenle davalının kişisel malı sayılacağı belirtilmiştir:
“Taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; tapu kayıtlarına göre,
68 ada 146 parselin tamamı arsa niteliğinde davalının babası M. B. adına
kayıtlı iken 30.5.2002 tarihinde 1/3'er pay şeklinde davalı Kenan B. ile
birlikte diğer evlatları dava dışı K. B. ile S. E. adlarına satış göstererek
devretmiş, sonradan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapılmasıyla kat
mülkiyetine geçilerek payı karşılığı aynı parseldeki 2 numaralı bağımsız
bölümün tamamı 12.4.2006 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir. Nüfus aile
kayıt tablosundan, davalının babası M.'in tapudaki devirden bir gün sonra
31.5.2002 tarihinde Sevim adındaki kadınla evlenmiştir. Tanıklar ifadelerinde,
başkasıyla evlenecek olan davalının babasının davaya konu taşınmazı evlatlarına
bağışladığını bildirmişlerdir.
Dosya
içeriğine, toplanan delillere, tanık ifadelerine, nüfus ve tapu kayıtlarına, M.
B.'nin evlenmeden bir gün önce aynı anda üç evladına 30.5.2002 tarihinde
yaptığı arsa satışının gizli bağış niteliğinde ve kişisel mal olduğunun kabulü
gerekir. Bağışlanan arsanın kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu edilmesi sonucu edinilen iki
numaralı dairenin ise 4721 Sayılı TMK.nun 220/1. fıkranın 4. bendi gereğince
kişisel mal yerine geçen değer olduğunda duraksama söz konusu değildir. TMK'nun 220/2. maddesine göre,
eşlerin karşılıksız kazandırma yoluyla elde ettikleri mal varlığı kişisel
malları sayılır ve tasfiyeye dahil edilmez.
Bu
açıklamalara göre, davalının kişisel malı olarak kabul edilmesi gereken arsa
niteliğindeki taşınmazda davacının katılma alacağı bulunmamaktadır. Aynı kanun
maddesinin 4. bendine göre, kişisel mallar yerine geçen değerler de kişisel mal
sayılacağından başlangıçtaki niteliği arsa olan taşınmazın sonradan kat
karşılığı inşaat sözleşmesiyle meskene dönüştürülmesinde de davacı kadının katılma
alacağı bulunmamaktadır.”
Ayrıca eşler, mal
rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan
-edinilmiş mallara dâhil olması gereken- malvarlığı değerlerinin kişisel mal
sayılacağını kabul edebilecekleri gibi mal rejimi sözleşmesiyle kişisel
malların gelirlerinin edinilmiş mallara dâhil olmayacağını da
kararlaştırabilirler.
2.
Edinilmiş Mallar
Edinilmiş mal, her eşin
bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı
değerleridir.
Yargıtay içtihatları
uyarınca belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse,
iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat
edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları,
aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir.
Türk Medeni Kanunu’nun
219. maddesinde edinilmiş mallar beş bent halinde belirtmiştir. Buna göre
edinilmiş mallar özellikle şunlardır:
·
Çalışma karşılığı olan edinimler
Çalışma karşılığı elde
edilen edinim bir ücret olabileceği gibi bir malvarlığı değeri de olabilir.
·
Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum
ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve
benzerlerinin yaptığı ödemeler
·
Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen
tazminatlar
·
Kişisel malların gelirleri
·
Edinilmiş malların yerine geçen değerler
Kanunda sayılan bu
maddeler sınırlayıcı nitelikte olmayıp örnek olarak verilmiştir.
Kanunda, bir eşin
edinilmiş malının, mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde
ettiği malvarlığı değerleri olduğu belirtildiğine göre edinilmiş mal aşağıdaki
unsurlara sahip olmalıdır:
·
Söz konusu mal, edinilmiş mallara
katılma rejimi süresi içerisinde edinilmiş olmalıdır.
Eşler arasında,
“Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi”nin evlenme tarihinden itibaren geçerli
olacağına dair bir sözleşme yapılmamışsa yasal mal rejiminin başlangıç tarihi 1
Ocak 2002’dir. Buna göre bir malın edinilmiş mal olarak kabul edilebilmesi için
kural olarak 1 Ocak 2002 tarihinden sonra edinilmiş olması gerekmektedir.
“Somut olaya gelince; eşler, 01.01.2005
tarihinde evlenmiş, miras bırakan K.. İ..'in 15.06.2010 tarihinde ölmesi
üzerine mal rejimi sona ermiştir (TMK 225/1)m. Sözleşmeyle başka mal rejiminin
seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği
tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.” Yargıtay 8.
Hukuk Dairesi 2015/6734 E. 2015/16977 K.
“Taraflar
25.11.2000 tarihinde evlenmiş, 10.06.2010 tarihinde açılan boşanma davasının
kabulüne dair kararın 26.09.2011 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona
ermiştir (TMK'nun 225/2.m.) Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler
arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM'nin 170.m.), bu tarihten
mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal
edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.” Yargıtay 8.
Hukuk Dairesi 2014/5203 E. 2015/13847 K.
·
Söz konusu mal, karşılığı verilerek edinilmiş
olmalıdır.
Bir malın, edinilmiş
mal sayılabilmesi için ivazlı olarak edinilmesi gerekmektedir. Eşin çalışması
karşılığı elde ettiği ücret gibi emek, para ya da mal karşılığı edinilen
değerler edinilmiş mal olarak nitelendirilebilecektir.
·
Söz konusu malın karşılığı olarak ödenen
ivazın kaynağı edinilmiş mal ya da kişisel malın geliri olmalıdır.
Yukarıda açıklandığı
üzere kişisel mallar yerine geçen değerler de kişisel mal sayıldığından ivazın
kaynağının kişisel mal olması durumunda edinilmiş maldan söz edilemeyecektir.
·
Söz konusu malın mülkiyetinin kural
olarak eşe ait olması gerekir.
Edinilmiş malın, mal rejiminin tasfiyesi halinde paylaşmaya dahil edilebilmesi için mal rejiminin sona erme tarihinde eşin mülkiyetinde bulunması gerekir.